Türkçeye Çevrilmiş En İyi 5 DC Çizgi Romanı

Türkçeye Çevrilmiş En İyi 5 DC Çizgi Romanı

5- Kingdom Come

Yazarlığını Mark Waid ve çizerliğini Alex Ross‘un üstlendiği Kingdom Come, DC karakterlerinin tanrısallığının en iyi vurgulandığı eser olabilir. Size burada inanın hikayeyi kabataslak dahi anlatamam. Çünkü Kingdom Come üstüne bir şey söylemenin en zor olduğu eser olabilir. Oldukça felsefi ve politik savları olan Kingdom Come, emekli olmuş bir Superman‘in çevresinde şekilleniyor. Özellikle söylemem gerekiyor ki Kingdom Come, hem hikayesi hem de çizimleriyle çizgi roman’a başlamak isteyen bir insan için ideal eser değil. Keza çizer Alex Ross da çizim tarzıyla bu zamana kadar çizgi roman camiasını hep ikiye bölmüştür. Benim ziyade görüşümce kendisine bir çizerden çok ressam yakıştırması daha ideal geliyor. Kingdom Come, ülkemizde JBC Yayıncılık aracılığıyla bizlere ulaştı.

4- Superman: Red Son

Red Son, Superman Amerika’ya değil de Sovyetler‘e düşseydi ne olurdu temalı bir what if hikayesi. Oldukça yoğun ve kıvamında giden hikayesi, enteresan finaliyle aklımıza ve kalbimize kendini sokmuş olan Red Son’un bir diğer başarısı da bir Amerikan idolü olan Superman’i yine kendince sınırları olmasına rağmen bambaşka bir şekilde resmederek bu tabuyu kırmış olmaları. Ayrıca kalpak takmış Batman ve Lenin, Stalin gibi birçok tarihi figürü de atmosferin bir parçası olarak kullanmaları şahane detaylar olmuş. Yazarlığını Mark Millar ve çizerliğini Dave Johnson ile Kilian Plunkett‘in yaptığı Superman: Red Son, ülkemizde Yapı Kredi Yayınları aracılığıyla bizlere ulaştı.

3- Öldüren Şaka (Killing Joke)

Efsanevi yazar Alan Moore‘un başyapıtlarından bir tanesi olan Killing Joke, “kötü bir gün”ün bir insana neler yapabileceğini Joker orijin hikayesiyle soslayıp bize sunuyor. Batman‘in, ailesinin de ölümü kullanılarak çizgi romanlarda bize genelde delilik ve normallik arası git-gel’leri çok vurgulanır ya Alan Moore burada da bu yükü normal bir insanken yaşadığı “kötü bir gün” ile Joker‘in sırtına vermiş. DC dünyasında oldukça önemli role sahip olan Killing Joke, ülkemizde JBC Yayıncılık aracılığıyla bizlere ulaştı.

2- Kara Şövalye Dönüyor (Dark Knight Returns)

Ben Affleck‘in canlandırdığı olgun, gaddar Batman konseptinin atası olan Dark Knight Returns, şüphesiz ki birçok çizgi roman sever için gelmiş geçmiş en iyi Batman eseridir. Emekli olmuş yaşlı Bruce Wayne‘nin, günden güne batağa sürüklenen Gotham‘ın durumuna dayanamaması ve ardından Batman‘liğe geri dönüşünü anlatan Dark Knight Returns, devlet yanlısı Superman, tımarhanede yıllardır ağzını bıçak açmayan Joker ve tek kolu olmayan Green Arrow gibi enteresan karakterlere de ev sahipliği yapıyor. Fakat şu konuda sizi uyarmalıyım; Dark Knight Returns Batman’a başlamak için ve hatta çizgi roman’a başlamak için uygun bir eser değil. Ülkemizde de bu başyapıt JBC Yayıncılık aracılığıyla bizlere ulaştı.

1- Watchmen

Geldik listemizin 1 numarasına. Yine Alan Moore imzalı Watchmen, bence çizgi roman tarihinin gelmiş geçmiş en iyi eseridir. Ve hatta şöyle bir iddiam var, daha iyisi de gelmeyecek. Watchmen‘in en önemli özelliği çizgi romanların ciddiye alınmasını sağlayan ilk eser olmasıdır. Artık modaları geçmiş olan bir grup süper kahramanı konu edinen eserimiz, kahramanların psikolojik karakter derinliklerini ve evrilen dünyaya uyum sağlama çabalarını olabilecek en gerçekçi şekilde anlatmıştır. Neil Gaiman gibi bir çok önemli yazara da esin kaynağı olan Watchmen, çizgi romanlarda ve diğer eserlerde gri karakterin nasıl yazılabileceği konusunda da bir öncü olmuştur. Yönetmenliğini Zack Snyder‘in yaptığı ve esere neredeyse tamamen sadık kalınmış aynı isimli filmi de izlemenizi tavsiye ederim. Watchmen‘i ülkemizde İthaki Yayınları tarafından tekrar dilimize çevrilmiş ve satışa sunulmuştur.

 

 

 

 

Post a Comment