KENDİ HİKAYENİ YARAT | Hikaye Yazarlığına İlk Adım

KENDİ HİKAYENİ YARAT | Hikaye Yazarlığına İlk Adım

Sizlere, Yaratıcı Yazarlık Teknikleri eğitimlerini gençlere aktarmayı hedefleyen Celil Oker‘in “Genç Yazarlar İçin Hikaye Anlatıcılığı Kılavuzu”ndan, bununla beraber konunun meraklıları için kendisinin de tavsiye ettiği diğer önemli kaynak kitaplardan bahsedeceğim.

Kitap; yazar olmayı, Oker’in kendi değimiyle “yazmayı” isteyen fakat yolun başında olan gençlerin başucundan ayırmayacağı, ortalama 100 sayfalık kısa, öz ve etkili bir kılavuz kanımca.

Öncelikle “yazar kumaşı bulundurma” “doğuştan yazar olma” safsatalarını atıyor kafamızdan. Çalışırsanız yazarsınız diyor, her zaman daha da gelişilebileceğini savunuyor. 12 Konu başlığında, yer yer ödevler vererek adım adım bir hikaye örgüsü oluşturuyor bize.

Benim kitabı okurken farkına vardığım çok güzel bir detaydan bahsetmiş yazar. Bütün hikayelerin tek bir ortak paydada kesiştiğini kanıtlıyor kitapta. Bu ortak paydanın ne olduğunu söylemeyeceğim ki biraz düşünme fırsatı bırakayım sizlere.

Hikayelerin ortak paydasından sadece Celal Oker haberdar değil elbette. Tecrübeli bütün hikaye yazarları bilirmiş bu altın çerçeveyi. Mesela çeşitli dünya hikayelerini inceleyen Joseph Campbell de “Kahramanın Sonsuz Yolculuğu” adlı kitabında dünya mitolojisindeki bütün hikayelerin aslında aynı şeyi anlatmaya çalıştığını söylüyor.

Aynı şekilde Christopher Vogler, “Yazarın Yolculuğu” adlı kitabında Campbell’in çalışmalarını derleyip toplayarak 12 maddeli bir hikaye şeması sunmuş. Bu şema, serbest yazılan hikayelerin aksayan yönlerini tespit etmek için yazar adayları adına çok verimli bir rehber. Mutlaka incelemenizi tavsiye ederim. (Bu teknikten Oker’in kitabında kabaca bahsedilmiş.)

Şema evresini tamamlayıp olay örgüsünü hazır hale getirdiğimizdeyse geriye son bir şey kalıyor: Bu cansız, yalın taslağı zenginleştirmek. Yani devreye yaratıcılığı sokmak. İşte tam da bu noktada Murat Gülsoy‘un Büyübozumu kitabı geliyor akıllara. Yaratıcı yazarlığın inceliklerinden bahsediyor Gülsoy. Basit bir hikayeyi bile ufak dokunuşlarla ne kadar derinleştirebileceğimizi gösteriyor. Hayal gücümüzdeki sınırları zorluyor.

İşin özü, bir hikaye yazmak emek gerektiren bir iş. Yüzeysellikten ayrılmak, işin “adabını” bilmek gerekiyor. Bilmek içinse okumak gerekiyor. Genç yazarları teşvik etmek, yol göstermek için çaba gösteren birsürü yazar, yazdıkları birsürü eser var. Ben bunlardan birkaçından bahsettim sizlere. Bunlara harfiyen uymak zorunda mısınız? Elbette hayır. Yazmanın özgürlük anlayışına ters bir kere. Fakat bir kurala uymayacaksak da neye uymadığımızı bilerek uymayalım diyor Oker.

Kitabı ise Virginia Woolf’tan şu alıntıyla bitiriyor: “Bir romanın felsefesini, romandaki bir cümlenin altını çizerek özetleyebiliyorsak ya felsefe bozuktur ya da roman.”

Post a Comment