Kabuktaki Hayalet (Ghost in the Shell) Film İncelemesi

Kabuktaki Hayalet (Ghost in the Shell) Film İncelemesi

Mamoru Oshii imzalı 1995 yapımı animasyon filminden uyarlanan 2017 yapımı olan bu filmde; İnsan beyni taşıyan, geçmişe dair hiçbir şey hatırlamayan, vücudu sentetik bir cyborg bedene (insan ve robot karışımı sibernetik organizma) sahip ve hiçbir şey hissedemeyen Mira, siber suçluları avlayan bir görev lideridir. Ancak yeni bir düşman ile mücadele ederken, kendi hakkındaki gerçekleri de öğrenmeye başlar. Kendisine söylenen yalanlar ortaya çıkar ve hayatını ondan çalanların peşine düşer.Kabuktaki Hayalet ile ilgili görsel sonucu

 

Filmde tasarlanan distopik evren gayet ilgi çekiciydi ve izlerken sizi o dünyanın içerisine çekiyordu adeta…

Bu kadar ileri teknoloji de bile yozlaşmış sistemin olabileceği ihtimalini yansıtan, robotik evrimin etkilerini gösteren, sürükleyici ve ilgi çekici kurguya sahip, yapay zekaların insan gibi düşünürlerse neler olur gibi soruları akıllara getiren, farklı ve yaratıcı konusu olan, bolca aksiyon dolu sahnelere sahip, içerisinde yer alan dram sahnelerinden etkilendiğim, oyunculuk performanslarını beğendiğim, görsel efektler ile göz dolduran ve sanki bir bilgisayar oyunu tadında başarılı bir film olmuş.Kabuktaki Hayalet ile ilgili görsel sonucu

 

Özellikle gerçekliği mümkün bilim-kurgu tarzındaki filmleri sevenlere şiddetle izlemelerini tavsiye ederim.

Filmin başrol oyuncusu Scarlett Johansson ve yönetmeni ise, “Pamuk Prenses ve Avcı” filminin de yönetmenliğini yapan Rupert Sanders olmuştur.

Post a Comment