İzlenmesi Gereken 20 Kült Film

İzlenmesi Gereken 20 Kült Film

Canımız sıkıldığında, yapacak bir işimiz olmadığında hemen bir film bulup izleriz değil mi?. İzlediğimiz film bizde iz bırakır, belki de  filmi beğenmez kapatırız, ama öyle filmler vardır ki, izlerken sizi ekrana kilitler. İzlemenizin üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin o iz hep kalır. Evet bugünde izlediğiniz zaman unutamayacağınız, sizlerde izler bırakacak filmleri öneriyoruz.

Liste”IMDb “Top 250″den alınmıştır. Sıralama ise bana aittir.

 

1. THE PİANİST (PİYANİST) 2002 ROMAN POLANSKİ IMDb: 8,5

Roman Polanski’ye üç Oscar kazandırmış olan The Pianist filmi, II. Dünya Savaşı sırasında yaşanmış gerçek ve bir o kadar üzücü bir dramı konu almıştır. Nazi işgali altındaki Polonya’da yaşamanın imkansızlığa ulaştığı zamanlar da, esir kampına gitmekten kıl payı kurtulan ünlü piyanistin, Varşova’nın kenar mahallesinde ki hayatta kalma mücadelesi beyaz perdeye aktarılıyor. Varşova’da tam bir sefalet içerisinde yaşayan ünlü müzisyen, açlığa, soğuğa ve gelecek olan darbelere karşı büyük bir irade gösterecektir. İnsanı ekrana kilitleyen bu yapım, hem dramatik sahneleri, hem de yaşam mücadelesinin ne kadar zor devam ettirildiğini yeniden kanıtlamış durumda. Filmin izleme süresi 2 saat 30 dakika olsa da emin olun bu film size zamanı unutturacak.

 

2. THE GREEN MİLE (YEŞİL YOL) 1999 FRANK DARABONT IMDb: 8,5

Yönetmenliğini ve senaristliğini Frank Darabont’un üstlendiği film, Stephen King’in aynı adlı romanından uyarlanmıştır. Filmin kazandığı ödüller,En İyi Film Akademi  Ödülü, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Akademi Ödülü, En İyi Uyarlama Senaryo Akademi Ödülü ve En İyi Müzik Akademi Ödülü’ne aday gösterilmiştir. 

Paul Edgecomb yaşadığı bölgenin önde gelen hapishanelerinden birinde çalışanlar arasında yüksek rütbeye sahip bir idam şefidir. Paul 40’lı yaşlardadır ve hayatının çoğunu hapishanede hüküm giymiş suçluların idam emrini vererek yaşamıştır. Oldukça iri yarı bir adam olan John Coffey, iki küçük kızı öldürmek suçundan idama mahkum edilmiştir. Ürkütücü görünüşünün aksine oldukça düşünceli ve iyi kalplidir. Sahip olduğu bazı doğa üstü güçlerle, hatalar ve iyiliklere sebep olmuştur. Paul’un dikkatini çeken John, gardiyanların kafasını karıştırıp onları şüpheye itmeye başlar. Paul’un ona gerçekten suçlu olup olmadığını sorması aralarında dialog başlatır. Bu filmin bende oluşturduğu en büyük etken ön yargılarımı dağıtması oldu.  İzlerken kendinizi hem tebessüm edip, hem ağlarken bulabilirsiniz. Film süresi 3 saat 9 dakika ama gözünüzü korkutmasın, her güzel film uzun sürer.

 

3. 12 ANGRY MEN (12 KIZGIN ADAM) 1957 SİDNEY LUMET IMDb: 8,9

Latin Amerikalı bir genç, babasının ölümünden sorumlu tutulur. Sanığın kaybettiğini söylediği bıçak ise cinayetin işlendiği odada bulunmuştur. Genç adamın mahkemeye sunduğu deliller yetersiz savunması ise zayıftır ve olan biteni duyduğunu söyleyen bir çok tanık vardır. Sanık suçlu bulunduğu takdirde idama mahkum edilecektir, 12 jüri bu dava için bir araya gelip beyin fırtınası yapıp çocuğun akıbetini belirlemek için görevlendirilir. 12 jüri içinden tek bir jüri gencin suçsuz olduğuna inanıyordu. 8 numaralı jüri üyesi Davis “suçsuz” hükmü yönünde oy vermiştir. Gencin idam edilmesi için 12 “suçlu” oyun kullanılması gerekir. Davis’in jüri üyelerini ikna etmeye çalışması esnasında her jüri üyesinin “suçlu” kararı vermesinin arkasında ki neden ise, aralarında yabancı düşmanlığı, kanuna aşırı güven, çoğunluğa uyma, geçmişle hesaplaşma gibi farklı kişisel sebepler olduğu ortaya çıkacaktır.

Filmi izlemeyi düşünürseniz ilk bilmeniz gereken, filmin tek bir mekanda çekildiği. Aksiyon, macera, romantik olmadan da bir filmin ne kadar güzel olabileceğinin kanıtı. İzlerken herkese hak verecek, ama bir yandan da herkesin fikrini haksız bulacaksınız. 96 dakika olan bu filmi izleyince çoğu izlediğiniz filmin saçma olduğunu anlayacaksınız.

 

4. V FOR VENDETTA 2005 JAMES MCTEİGUE IMDb: 8,2

Alan Moore’un yazıp David Lloyd’un çizdiği DC’nin yayınladığı aynı isimli çizgi romandan beyaz perdeye uyarlanan filmin başrollerini Hugo Weaving ve Natalie Portman  paylaşıyor.

Hikaye geleceğin (2020) İngiltere’sin de geçmektedir. Devletin diktatörlüğüne sessiz kalan halkın uyanma hikayesini en güzel anlatan filmlerden biri. Maske takmış bir adamın devlete karşı başlattığı büyük savaşın ne kadar yıkıcı olabileceğini, insanların aklına yapışmış olan sözleri ve davranışlarıyla aklınızdan silemeyeceğiniz bir film. Tek bir adamın koca bir ülkeyi dize getirmesi ve bunun sonucunda doğan devletin yıkılışı. İzlemeyen insanların kaybedecek çok fazla şeyleri olacak. Bu filmi izlerken her bir sözünde kendinizi, tanıdıklarınızı bulacaksınız. İzleyin, izlettirin. Ne kadar zor günler geçirilirse geçirilsin, diktatör ne kadar güçlü olursa olsun, maske takmış tek bir adam onu devirebilir.  2 saat 12 dakikanızı bu filme harcayın hemde hiç şüphe etmeden, ve sizi o meşhur sözlerden biriyle baş başa bırakıyorum.

– İyi akşamlar Londra.. Önce yayını kestiğim için özür dilemek isterim.. Pek çoğunuz gibi bende evimin güvenli ortamında günlük sıkıntılardan uzak televizyon başında keyif almaktan hoşlanan biriyim.. Bende her insan gibi severim ama onun anısına hürmeten şimdi buradayım.. Geçmişte yaşanan o çok önemli olayda mücadele ederken hayatlarını kaybeden o insanların anısına böyle bir kutlama yapmak istedim.. Ve böylece beş kasım gününün artık hiç hatırlanmadığını anladım.. Bu yüzden oturup sohbet etmemiz iyi olacak diye düşündüm. Elbette konuşmamı istemeyen kişiler de vardır.. Eminin şu anda telefonlarda emirler yağdırılıyor ve silahlı adamlar yola çıkmaya hazırlanıyor.. Neden? Çünkü konuşulmaya çalışılan yerde çoklar söz alıncaya kadar sözler her zaman gücünü korumaya devam eder.. Gerçeklerin ortaya konulduğu sözleri dinleyen herkes için büyük anlam taşıyan sözler..Ve gerçek şu ki; bu ülkede yolunda gitmeyen bir şeyler var… Zulüm ve adaletsizlik, hoşgörüsüzlük ve baskılar!! özgürlüğünüz kısıtlanıyorsa, düşünme ve konuşma hakkınız yoksa, sensörler ve chipler her hareketinizi her konuşmanızı izliyorsa orada işlerin yolunda gittiği söylenemez.. Peki bu nasıl oldu? Kimi suçlayalım? Evet, elbette diğerlerinden daha fazla sorumlu olan birileri mutlaka var.. ama yinede aynaya baktığınızda suçluluk duyuyorsanız gerçeği öğrenmiş olursunuz.. Neden yaptığınızı biliyorum, neden korktuğunuzu da; kim korkmaz ki!!! Savaş, terör, hastalıklar sağduyunuzu ve cesaretinizi kaybetmenize neden olacak çok değişik nedenler ortaya çıkmıştı.. Korku içinizi sardı ve o panik haliyle Adam Sathler adındaki o başkana sarıldınız!!! Size düzen ve barış vaat etti..karşılığında sessizlik ve emirlere itaat etmenizi istedi..Dün gece o sessizliğe bir son verdim.Dün gece bu ülkeye unuttuğu bir şeyi hatırlatmak için adliye sarayını uçurdum..400 yıl önce bu millet beş kasımı sonsuza dek unutmamak üzere hafızalarına kazımıştı…Dünyaya adaletin, korkusuzluğun ve özgürlüğün sadece söz olmadığını anlatacaktı, bakış açısı buydu.. Eğer bir şey görmüyorsanız bu devletin suçları sizin için bir bilinmezse ve karşı çıkmıyorsanız demek ki beş kasımın unutulmasına siz izin verdiniz.. Eğer sizde benim gördüğümü görüyorsanız, benim gibi hissediyorsanız sizde benim gibi arıyorsanız o zaman yanımda olmanızı istiyorum.. Bir yıl sonra bu gece parlamentonun girişinde bulunun.. birlikte olup onlara beş kasımın asla unutulmadığını, unutulmayacağını gösterelim.

 

 

5. THE GREAT DİCTATOR ( BÜYÜK DİKTATÖR) 1940 CHARLİE CHAPLİN IMDb: 8,5

Fakir ama iyi niyetli Yahudi bir berber, bir gün bir karışıklık sonucunda diktatör Adenoid Hynkel ile karıştırılır. Bu büyük karışıklık sonucunda halk karşısında yaptığı konuşma ise herkesin hayatına dair bir çok şeyin değişmesine yol açacaktır.

Charlie Chaplin’in her zaman ki derin ironisiyle faşizme ve faşist toplum yapısını sert bir biçimde eleştirdiği film, aynı zamanda büyük ustanın ilk sesli filmi. Filmin aynı zamanda en iyi film ve erkek oyuncu dalları da olmak üzere tam beş dalda Oscar adaylığı bulunuyor. Büyük üstadın ilk sesli filmi 2 saat 5 dakika’dan oluşuyor.

 

6. THE PRESTİGE ( PRESTİJ) 2006 CHRİSTOPHER NOLAN IMDb: 8,5 

Ünlü yönetmen Christopher Nolan’ın çektiği baş yapıt değeri taşıyan Prestij filmi, ünlü oyuncuların da beyaz perde de parlamasına neden olmuştur. Kadrosunda Hugh Jackman, Christian Bale, Michael Caine ve Scarlett Johansson vardır.

Konusu; Birbirlerini alt etmeye çalışan iki sihirbazın hikayesini anlatıyor. 19. yy sonlarında Londra’da Robert Angier, sevgili eşi Julia McCullough ve Alfred Borden hem arkadaştırlar hemde bir sihirbazın asistanlarıdırlar. Bir gösteri sırasında Julia ölünce, Robert  onun ölümünden Alfred’i suçlar ve birbirlerine düşman olurlar. Zaman içinde ikisi de hem ünlü olurlar hem de rakip sihirbazlara dönüşerek birbirlerinin sahne üstünde performansını sabote etmeye kalkışırlar. Alfred başarılı bir hile yapınca Robert, rakibinin sırrını çözmek konusunu takıntı halinde getirir ve trajik olaylar birbirini kovalar.

Prestij filmi, düşündüğünüz gibi sade bir sihirbaz filmi değildir, kafa karıştırıcı, düşündürücü bir filmdir. İzlemenizi şiddetle tavsiye ederim.

7. SCHİNLER’S LİST (SCHİNLER’İN LİSTESİ) 1993 STEVEN SPİELBERG IMDb: 8,9

Thomas Keneally’in kitabından beyaz perdeye uyarlanan film, Oskar Schindler adlı Alman bir iş adamının II. Dünya Savaşı zamanında Polonya’ya kurduğu fabrikada Yahudi işçileri çalıştırması ve bu sayede 1100 Yahudi’nin hayatını kurtarmasını konu alıyor. Gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanan film, ünlü yönetmen Steven Spielberg’in en önemli yapıtları arasında yer alıyor ve ona Oscar kazandıran bir yapımdır. Film 1994 yılında 12 dalda Oscar’a aday gösterilmiş ve 7 dalda ödül kazanmıştır. Filmin kazandığı Oscar’lar : En İyi Film, Yönetim, Kurgu, Sanat yönetimi, Görüntü, Özgün Müzik ve Senaryo Uyarlaması. 3 saat 15 dakikalık bu film, izleyenlere inançları, duyguları, vicdanı ve en önemlisi insan olmanın ne demek olduğunu hatırlatıyor. Oscar Schindler’in bu kadar yürekli ve düşünceli olması insanları hem duygulandırıyor hem de insan olmanın inceliklerini öğretiyor. Filmin en can alıcı noktası, siyah beyaz renklerin içinde yeşeren Kırmızı Mantolu Küçük Kız sahnesidir. Bu film sadece o sahne için bile izlenir.

8. DJANGO UNCHAİNED (ZİNCİRSİZ) 2012 QUANTİN TARANTİNO IMDb: 8,5

 

Ünlü oyuncuların rol aldığı bu güzide filmde göze çarpan en şaşırtıcı sahne ünlü oyuncu Leonardo DiCaprio’nun elini gerçekten kesmesi ve acısını belli etmeden oyununa devam etmesidir, yaralanmasını avantaja çevirip kendi  doğaçlama sahnesini oynayan ünlü oyuncu  yeni sahnesiyle bir çok film severin kalbini çalmıştır.

Sinemanın dahi çocuğu, Oscar sahibi Quentin Tarantino’nun uzun süre üzerinde çalıştığı Spagetti Western türünde ki projenin başrollerinde Jamie Foxx, Christoph Waltz yer alırken, Kerry Washington, Leonardo DiCaprio ve Samuel L. Jackson gibi yıldızlardan oluşan oyuncu kadrosu göz dolduruyor.

Zincirsiz filmi, Amerikan İç Savaşından 2 yıl öncesinde, Köle Django’nun Alman asıllı ödül avcısı Dr. King Schultz ile yolunun kesişmesiyle başlıyor. Django, eski efendisini ölü ya da diri ele geçirmek isteyen Schultz ile anlaşmaya varır ve özgürlüğü karşısında Brittle kardeşleri kendisine getirme sözü verir. Görev başarıyla tamamlanır ama ikilinin yolları ayrılmaz Schultz ve Django’nun artık tek bir hedefi vardır: köle ticareti yüzünden kaybettiği eşi Broomhilda’yı bulmak ve onu kurtarmak… Bu hedef onları kötü şöhretli “Candyland” çiftliğine ve çiftliğin sahibi olan Calvin Candie’ye götürecektir. 2 saat 45 dakikadan oluşan bu film, yönetmeni ve oyuncu kadrosuyla öne çıkıyor, kesinlikle izleyin derim.

9. SE7EN (YEDİ) 1995 DAVİD FİNCHER IMDb: 8,6

Yedi, seri cinayetler işleyen bir katilin peşine düşen iki polis dedektifinin hikayesini anlatıyor. Bir seri katil 7 ölümcül günahı işleyenleri kendi yöntemleriyle öldürmektedir. Yedi Ölümcül Günah, Hristiyanlık inançlarına göre Kibir, Açgözlülük, Şehvet Düşkünlüğü, Kıskançlık, Oburluk, Yıkıcılık ve Tembellik’tir. İki polis dedektifi bu seri katilin peşindedir. Film, Amerika’da gösterime girdiği hafta 14.000.000 dolar gelir elde etmişti. Yönetmen David Fincher imzalı film, sürükleyici konusu ve oyuncuların performanslarıyla tüm dünyada gişede büyük başarı yakalamıştı. Başrollerde Brad Pitt, Morgan Freeman, Gywneth Paltrow var.

 

10. LÉON: THE PROFESSİONAL (SEVGİNİN GÜCÜ)  1994 LUC BESSON IMDb: 8,6

Yönetmenliğini ve senaristliğini Luc Besson’ın üstlendiği, filmin oyunculuğunu ise Jean Reno, Gary Oldman ve Natalie Portman’ın üstlendiği film, duygu dolu sahneleri ile sizi mest edecek. Natalie Portman’ın küçük halinde bile ne kadar yetenekli olduğu da yine göz dolduran unsurlardan biri.

Sevginin Gücü, masun bir kız ve bir katilin hikayesini anlatıyor. Onların birbirlerinden Başka kaybedecek hiçbir şeyleri yok. Erkek duygusuzca öldürüyor, zayıf noktasını sadece 12 yaşında ki bir kız biliyor. 12 yaşında New York’ta yaşayan Mathilda, üvey ailesinin yanında sevimsiz bir yaşamı paylaşmaktadır. Babası, iki taraflı oynayan bozulmuş polis için uyuşturucu saklamaktadır. Mathilda’yı kaçıp gitmekten tek alı koyan küçük erkek kardeşidir. Bir gün, tüm ailesinin katledildiği zaman alışverişte olan Mathilda şans eseri hayatta kalır ve en çok ihtiyacı olduğu sırada kapı komşusu olan Léon’un dairesine saklanarak kendini kurtarır.

 

11. FİGHT CLUB (DÖVÜŞ KULÜBÜ) 1999  DAVİD FİNCHER IMDb: 8,8

Ünlü yönetmen David Fincher’ın kısa sürede kült mertebesine erişen filmin popülerliği dillere destan. Filmin başrollerinde de ünlü oyuncu Brad Pitt, Edward Norton ve Helena Bonham gibi ünlü simaları görmek mümkün.

Dövüş Kulübünün birinci kuralı: Asla Dövüş Kulübü hakkında konuşma… Dövüş Kulubünün ikinci kuralı: Asla ve asla Dövüş Kulübü hakkında konuşma… Jack, hayatın sıradanlığına kapılmış bir sigorta memurudur. Uzun bir süredir ‘insomnia’ yani uykusuzluk hastalığından şikayetçidir. Kendi psikolojik sıkıntılarından kurtulabilmek adına grup terapilerine katılmaktadır. Terapiler esnasında Marla adında bir kızla tanışır. Bir süre sonra da hayatını değiştirecek olan Tyler Durden ile tanışacaktır. Durden, Jack’in ulaşmak istediği tüm hedeflere ulaşmış olan bir adamdır ve Jack’i asla hakkında konuşulmaması gereken bir organizasyon olan ‘Dövüş Kulübü’ ile tanıştıracaktır. Olayların sadece bir kulüpte gerçekleştiğini sanmayın, derin, anlaması zor olan Dövüş Kulübü’nü izleyin.

 

12. THE LORD OF THE RİNGS (YÜZÜKLERİN EFENDİSİ:YÜZÜK KARDEŞLİĞİ) 2001 PETER JACKSON IMDb: 8,8

 

 

Gelmiş geçmiş en iyi fantastik filmlerden biri olan Yüzüklerin Efendisi, başka filmler gibi seriyi bozmadan çizgisinde bitirmeyi başarmıştır. Yüzüklerin Efendisi, İngiliz filolojist ve Oxford Üniversitesi profesörü J.R.R Tolkien’in yazdığı epik fantezi türünde ki romandır. Hikaye, Tolkien’in çocuklar için yazdığı 1937 tarihli Hobbit’in devamı olarak başlamıştı ancak sonunda ondan çok daha büyük bir eser haline geldi. Çoğu II. Dünya Savaşı’nda olmak üzere 1937 ve 1949 yılları arasında aşamalar halinde yazıldı. 150 milyonun üstündeki satış sayısıyla tüm zamanların en çok satan ikinci romanıdır.

Dünyanın bilinen azılı iyi yönetmenlerinden biri olan Peter Jackson’ın çektiği ve Elijah Wood, Viggo Mortensen, Sean Astin, lan McKellen, Chirstopher Lee, Ian Holm, Sala Baker, John Rhys-Davies, Sean Bean, Orlando Bloom gibi oyuncuları içinde barındıran filmin konusu;

Dünyanın kaderini değiştirecek olan yüzükten kurtulmak için verilen mücadeleyi konu ediyor. Yıllar önce üretilen ve Orta Dünya topraklarına kandan başka hiçbir şey getirmeyen yüzüklerin sonuncusu, üretiminden yüz yıllar sonra ortaya çıkar. Amcasının kendisine emanet ettiği nelere kadir olduğundan habersiz olan Frodo, büyücü Gandalf’ın anlattıkları sonrasında dehşete kapılır. Bu yüzükten ve müstakbel savaşlardan kurtulmanın tek yolu, gücünü toplamaya çalışan Sauron’u da engellemek için yüzüğü yok etmektir. Yüzüğü yok edebileceği tek yer olan Mordor’a götürmek için kendini feda eden savaşçılardan oluşan bir ekip oluşturulur. Çok uzun ve Çetin geçecek olan yolculuk başlar. Orya Dünya’nın kaderi, bu insanların ellerindedir.

Fantastik filmlerin en iyilerinden olan bu filmi daha izlemediyseniz, hemen gidip izleyin.

 

13. ONE FLEW OVER THE CUCKOO’S NEST (GUGUK KUŞU) 1975 MİLOS FORMAN IMDb: 8,7

Guguk kuşu, Jack Nickolson’ın adeta oyunculukta destan yazdığı, muhteşem bir senaryoya sahip bir sinema klasiği.. Tutuklu olduğu cezaevinden kurtulmak için deli taklidi yapan Randle P. McMurphy adlı kişinin dramını başarıyla beyaz perde’ye aktaran aktör, gerçekten üstün bir performans sergiliyor. Aykırı mahkumun tavırları cezaevi otoritesinin gözüne batmaya başlayınca bir süre sonra teşhis için akıl hastanesine gönderilir ve kafadan çatlak olduğuna kanaat getirilir. Artık yeni meskeni, tımarhanedir. Randle hastanede de kurumun kurallarına uymaması ve arkadaşları ile olan ilişkileri dikkatleri üzerine çeker. Kısa süre içerisinde soğuk tavırlı, suratsız, otoriter bir görevli olan hemşire Ratched, Randle’ı yakın takibe alır ve her hareketini izlemeye başlar. Ratched ve Randle gibi birbirlerine son derece zıt iki karakterin arasında ki gerilim Randle’ın yakın arkadaşları ile planladığı çeşitli faaliyetlerle onların iyileşmesine yardımcı olmaya başlamasıyla daha da artacaktır.

 

14. THE DEPARTED (KÖSTEBEK) 2006 MARTİN SCORSESE IMDb: 8,5

Üç büyük aktör ve yönetmenin yan yana gelerek oluşturduğu muhteşem film Köstebek. Türkiye’de İçerde dizisinin esinlendiği filmin konusu;

Mafya ve polis teşkilatı arasında geçen savaşı anlatıyor. Uzun yıllardan beri mafya tarafından, polis teşkilatına sızmak üzere yetiştirilen adamalar son derece iyi pozisyonlar’dadırlar teşkilat bünyesinde. Aynı şekilde polisin aynı amaçla yetiştirdiği adamları da mafya içinde cirit atmaktadırlar. Ancak vakit her şeyin açığa çıkma vaktidir. Her iki cephede de köstebeklerin var olduğu anlaşıldığında söz konusu köstebeklerin ölümle burun buruna gelecekleri koşturmaca ve macera başlayacaktır. Film dört dalda Oscar sahibidir.

Filmde oyuncuların karakterleriyle ne kadar bütünleştiğini görünce neden bu kadar puan ve ödül aldığını anlamış olacaksınız. Soluksuz izleyecek bir aksiyon filmi arıyorsanız, hemen izleyin derim.

 

15. AMERİCAN HİSTORY X (GEÇMİŞİN GÖLGESİNDE) 1998 TONY KAYE IMDb: 8,5

Geçmişin Gölgesinde, öldürülen babasının intikamını almaya çalışan bir gencin hikayesini anlatıyor. Babasının uyuşturucu satıcısı bir zenci tarafından öldürülmesinden sonra Derek, faşist bir çetenin önemli bir üyesi haline gelmiştir. Babasının ölümünün intikamını bu örgütün, kendileri gibi olmayanlara karşı yaptığı saldırılar ve tacizlerle almaya çalışan Derek, bir gün arabasını çalmaya çalışan iki zenciyi öldürür ve hapse girer. Bu süreçte küçük kardeşi Danny de ağabeyinin izinden gitmeyi seçer. Derek hapiste geçirdiği süre boyunca bambaşka bir adam olmuş, yaptığı hatalardan pişmanlık duymuştur. Artık bir “dazlak” değildir ve tek amacı kardeşini bu yanlış yoldan geri döndürmeye çalışmak olacaktır. Yönetmen Tony Kaye’nin oldukça ses getiren bu ilk uzun metraj filminin başrollerinde Edward Norton ve Edward Furlong vardır.

Bu filmin bana göre verdiği mesaj: Unutmayın ki aptallar ırkçılık ve ayrımcılık yapar.

 

16. İNTERSTELLAR (YILDIZLARARASI) 2014 CHRİSTOPHER NOLAN IMDb: 8,6

Teknik bilgisi ve becerisi yüksek olan Cooper, geniş mısır tarlalarında çiftçilik yaparak geçinmektedir, amacı iki çocuğuna güvenli bir hayat sunmaktır. Onlarla yaşayan büyükbaba Donald çocuklara göz kulak olurken, henüz 10 yaşında ki kızı Murph şaşırtıcı bir zekaya sahiptir. Geçmişte bıraktığı bilim insanı kariyerini özleyen Cooper’ın karşısına bir gün beklenmedik bir teklif çıkar ve ailesinin, dahası insanlığın güvenliği için zorlu bir karar alması gerekir.

Chirstopher Nolan’ın, Jonathan Nolan ile kaleme aldığı ve yönetmenliğini sırtladığı filmin yıldız oyunculardan oluşan oyuncu kadrosunda Matthew McConaughey, Anne Hathaway, Jessica Chastain, Matt Damon, Bill İrwin, John Lithgow ve Michael Caine gibi isimler yer alıyor. Bilim kurgunun yanı sıra dramatik öğeler de içeren filmin senaryosu Fizikçi Kip S. Thorne’nun evrende ki ‘Solucan Delikleri’ teorisinden ilham alıyor.

 

17. INGLOURİOUS BASTERDS (SOYSUZLAR ÇETESİ) 2009 QUENTİN TARANTİNO IMDb: 8,3

Alman kuşatması altında ki Fransa her zamankinden daha zor günler geçirmektedir. Savaşta hasar gören sivillerden sadece biri olan Shosanna, ailesinin canice öldürülmesine tanık olmuştur. Bir şekilde bu çan pazarından kurtulmayı başaran kadın Paris’e gidip burada yeni bir kimlikle, sıfırdan hayata başlar. Öte yandan Avrupa’nın farklı bir ülkesinde kendi askerlerini Nazilere karşı örgütleyen Yahudi Teğmen Raine amacına ulaşmak için çeşitli planlar kurmaktadır. Shosanna, Teğmen Raine ve Alman aktrisin yolları, Shosanna’nın işlettiği bir sinema salonunda kesişecektir. Aykırı yönetmen Quentin Tarantino’nun yazıp yönettiği, başrollerini ise Brad Pitt ve Diane Kruger’ın paylaştığı film sekiz dalda Oscar’a aday gösterilmiştir.

 

18. 3 İDİOTS ( 3 APTAL-AHMAK) 2009 RAJKUMAR HİRANİ IMDb: 8,4

 

Ünlü yönetmen ve senarist Aamir Khan’ın oynadığı, büyük ses getiren Hint filmi 3 Aptal, hem gülmek hemde zekasına hayran kalacağınız karakterlerle dolu.

Rancho Chhamched, Farhan Queshi ve Raju Rastogi Hindistan’ın en önemli bir okulunda mühendislik okuyan ve okulun yurdunda aynı odada kalan üç öğrencidir. Raju ailesini fakirlikten kurtarma gibi bir ideale sahipken Farhan ailesinin isteği doğrultusunda bu bölümü seçmiştir. Rancho ise makinelere duyduğu tutku nedeniyle mühendis olmayı istemektedir. Bu üçlü ve profesörleri Viru arasında yaşananalar, dostluk kavramını beyaz perdeye yansıtırken eğitim sistemini de sert ve eğlenceli bir şekilde eleştirir niteliktedir.  Ebeveynlerin mutlaka izlemesi gereken filmlerden birisidir bu film.

 

19. SAVİNG PRİVATE RYAN (ER RYAN’I KURTARMAK) 1998 STEVEN SPİELBERG IMDb: 8,6

Dört çocuk annesi bir kadın İkinci Dünya Savaş’ında kaybettiği üç oğlunun ardından fazlasıyla yaralanmıştır. Şimdi tek dileği hayatta kalan tek oğlunun savaştan sağ salim dönmesidir. Yakarışları karşılık bulur ve Başkan tarafından verilen bir emirle James Ryan’ın ne pahasına olursa olsun bu savaştan sağ çıkması sağlanacaktır. Normandiya çıkarmasının yapıldığı gün, sekiz kişilik bir asker birliği farklı bir göreve, Ryan’ı kurtarma görevine atanır. Ancak yüzbaşı John Miller tarafından yönetilen bu birim, can pazarının yaşandığı bu zorlu ortamda hakikatli bir yaşam mücadelesine atılacak, tek bir adamı kurtarmak için sekiz kişinin hayatının tehlikeye atılmasının meşruluğunu sorgulayacaktır.

Film hakkında ki görüşüm, yaşanan savaş sahnelerinin çok gerçekçi olması  sizi savaşın ortasında hissettiriyor. Yıkıcı ve üzücü sahneleri ile mest olacağınız 2 saat 49 dakikalık bu film, zihninizde büyük yer kaplayacak.

 

20. CANIM KARDEŞİM 1973 ERTEM EĞİLMEZ IMDb: 8,8

Kahraman, ağabeyi ve ağabeyinin dostu Halit, beraberce yokluk içinde ancak kendilerine yettikleri bir yaşam sürmektedirler. Bu buhranın içerisinden çıkmak için tek umutları Kahraman’ın okuması ve hayatta bir amacının olmasıdır. Yaşadıkları yoksulluklarına rağmen bir şekilde mutlu ve iyimser kalabilmeyi başaran üçlünün tüm hayatları Kahraman’ın kanser olduğunu öğrenmeleriyle beraber geri dönüşü olmayan bir biçimde sarsılacaktır. Kahraman’ın hayatında ki son dileği ise bir televizyondur. Artık ona bir televizyon almak, geride kalan ikilinin tek amacı olacaktır.

Ertem Eğilmez’in Tarık Akan, Halit Akçatepe, Kahraman Kıral, Metin Akpınar, Adile Naşit, Kemal Sunal gibi sinemamızın değerli oyuncularını yanına alarak çektiği film Türk sinemasının en içten eserlerinden biri olarak anılıyor.

Bir filmde bu kadar duygu, sevgi ve çaresizliğin hat safhada hissettirdiği en güzel yapımlardan biri. Listenin son Filmi üstün oyuncu Tarık Akan’ın beni mest eden filmidir. İzleyin ki yeşil çamın ne kadar değerli bir endüstri olduğunu anlayın.

İYİ SEYİRLER DİLERİM

 

 

Post a Comment