Greta Film İncelemesi

Greta Film İncelemesi

Türkiye’de bugün itibariyle vizyona giren Greta, iki kadının kurduğu arkadaşlık hikayesinin zamanla korkunç boyutlara ulaşmasını konu ediyor.

New York’ta yaşayan genç kadın Frances, bir gün metroda çanta bulur ve bunu sahibine ulaştırmak ister. Çantanın sahibi Greta’yı bulduğunda bu iki kadın arasında bir arkadaşlık oluşur fakat bir süre sonra Frances, Greta’da bazı gariplikler fark etmeye başlar.

Frances rolünde Chloë Grace Moretz oynuyor. Kendisini genelde çocuk – ergen rollerinde görmeye alışkın olduğumuz için bu olgun karakter pek ona uymaz diye düşünüyordum fakat gayet de olmuş. Rolünü çok başarıyla oynamış bence, mimiklerine kadar süperdi.

Greta rolünde ise yine başarılı bir tercih yapıldığını düşünüyorum. Isabelle Huppert, filmde bazen ürpertici bakışların altında sevgi dolu ve arkadaşlığa aç bir kadını oynuyor, bazen de insanı korkutan o sinir bozucu kadını da oynayabiliyor. Sadece kadrajın bir köşesinde çıkarak bile insanı gerebiliyordu filmde. Çok başarılı buldum ben kendisini, tabii bu başarının arkasında yönetmenlerin de olduğu belli. (Görüntü, sanat yönetmenleri de dahil)

 

 

Konusu gelmişken, filmin yönetmeni Neil Jordan, görüntü yönetmeni ise Seamus McGarvey. İkisi de işinde çok başarılı insanlar fakat biraz Seamus McGarvey hakkında yazmak istiyorum. Kendisi filmin yönetmeni gibi İrlanda asıllıdır ve şimdiye kadar birçok başarılı Hollywood filmlerinin yönetmenliğini yapmıştır. Bunlardan en bilinenleri sayarsak; Kevin Hakkında Konuşmalıyız, Gece Hayvanları, Yenilmezler, El Royale’de Zor Zamanlar, Kefaret… Hepsi de izlediyseniz sinematografik açıdan dikkat çeken filmler bence. McGarvey, Greta için de zor bir görev üstlenmiş ama hem teknik hem de sanatsal açıdan başarılı bir film ortaya çıkarmış.

 

 

Filmin içeriğine gelirsek, çok özgün ve ilgi çekici bir konusunun olduğunu düşünüyorum fakat içinde yer yer klişeler ve mantık hataları göze çarpıyor maalesef.  Spoiler olmaması için detaylı yazamıyorum fakat filmi izlerseniz sizin de kafanıza takılan bazı mantık dışı şeyler olacaktır bence. (Spoiler kısmında kendi düşüncelerimi belirteceğim.)

Filmin posterine baktığımızda kancaya takılmış bir çanta görüyoruz. Greta’nın çantayı bir yem olarak kullanıp insanları avlaması böyle yaratıcı bir şekilde gösterilmiş o yüzden posteri beğendim.

Bu arada belirtmek istediğim bir şey daha var, fragmanda neredeyse filmdeki tüm önemli sahneler gösterilmiş yani filme gitmeyi düşünüyorsanız ve henüz fragmanı izlemediyseniz izlemenizi önermem.

Filmlerde bu tarzı sevenlerin de sevmeyenlerin de Greta’ya bir şans vermesi gerektiğini düşünüyorum. Seyrederken sizi sıkmak yerine germeyi çok iyi başarıyor ve dakikaların nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz bile. İzleyecek olanlara iyi seyirler diliyorum şimdiden.

(Aşağıda devamı var.)

#Spoilerlı Notlar#

Normalde bu tarz olaylar için polisler bu kadar vurdumduymaz davranmazlar, Frances kaç kere polise gidip kadının tehlikeli olduğunu söylüyor; kadın kıza dik dik bakıyor, takip ediyor, tehdit ediyor, bildiğimiz sapıklık yapıyor. Kızın kaybolduğu bilinmesine rağmen, Greta’nın evinin adresi bilinmesine rağmen film boyunca bir kere bile polisin Greta’nın evine geldiğini görmüyoruz. Erica, kızı kaçıran kişinin Greta olduğunu hemen anlayıp polise söylese, polis gelir evi arar ve kızı bulurlar bu kadar zor olmamalı. Filmin sonunun iyi düşünüldüğünü sanmıyorum sonu daha iyi ve zekice bağlanabilirdi.

Post a Comment