Game Of Thrones 8.Sezon 6.Bölüm Dizi Finali İncelemesi #spoilerlı

Game Of Thrones 8.Sezon 6.Bölüm Dizi Finali İncelemesi #spoilerlı

Game of Thrones  son sezonlardaki kusurlarına rağmen teknik açıdan televizyon tarihinin en iyi dizisiydi. İyisiyle kötüsüyle 2011 yılında beri bizi ekran başına bağlayan son anına kadar hop oturup hop kaldıran enerjisiyle bize eşsiz bir deneyim yaşatan bu dizinin bittiğine inanmak çok zor belkide kabullenemedik gerçekten bittiğine inanmak zor ama her güzel şeyin bir sonu vardır. Hadi şimdi bakalım gerçekten şanına yakışır bir sonla mı bitmiş bu dizi….
Geçen bölümde görsel açıdan harika bir şölen izlemiş olsak da yıllarca beklediğimiz o savaş, doğru düzgün bir savunma bile göremeden bir katliama dönüşmüştü. Elimizde yıllardır arkasında durduğumuz sevdiğiniz bir karakter olan Dany’nin baştan beri belkide bizim görmek istemedğimiz diktatöre dönüştüğünü bütün halkı cayır cayır yakmasıyla ile görmüş olduk Cersei’in korkunç derecedeki masumane ölümümden bahsetmek dahi istemiyorum.
Bölüm başlayıp jenerik akarken aklındaki tek soru daha ne olacak akıbeti muallakta olan çok sevdim iki karakterdi Jon ve Tyrion tek dileğim bölüm sonunda ölmemeleriydi. Bölüm Tyrion’un önceki bölümde yaşanan o büyük yıkımdan sonra Kings Landing’e girmesi ile başlıyor.Biz ne için gelmiştik bak ne oldu gibi düşünürken yıllar önce kaçarak gittiği Şehir’e barış getirmek için tekrar dönmeyi umarken yanlış kişiye güvenmenin verdiği pişmanlık hem Tyrion’un hemde arkasındaki Jon’un gözlerinden okunuyor.
Grey Worm ise teslim olmalarına rağmen hala bütün askerleri öldürmek derdinde Lekesizlerde savaş kanunu diye birşey yok sanırım. Tyrion ise yıllar sonra harap olmuş kızıl kalenin içinde burada jenerikte adlarını gördüğüm için Jamie ve Cersei bulacağına neredeyse emindim eee ne olursa olsun kardeşlerimizi sonuçta onu anlamak lazım. Sonra Savaşın başka bir maduru Arya’yı bir abisi Jon’a baktığını görüyoruz. Her diktatör gibi ordusuna zafer selamı yapmaya hazırlanan Dany’nin yanına gidiyor. Bu arada bu sahnedeki ejderha kanatları detayı muhteşemdi. (dizi hala bir görsel şölen olmaya devam ediyor.) Zafer konuşmasının yaparken önceki sezonlarda söylediği “Onlar Tekerleğin Birer Parçaları, Ben Onları Yıkmaya Gelmiştim ve Bunu Basardım” diyerek aslında amacının en baştan beri bu olduğunu vurguluyor. Dizi bize aslında siz bunca zaman bir diktatörü sevdiğiniz bütün diktatörler önce halkının iyiliğini yaptığını düşünür sonra da kendi bencilliklerinin kurbanı olurlar mesajı veririr gibi. O sahne de bana Adolf Hitler’in konuşmalarını hatırlatmadı değil.
Jon yaptıklarından dolayı esir alınan Tyrion’ın yanına gidiyor ve şakayla karışık bir diyalogdan sonra ona eğer durdurmazsa Dany’nin tüm dünyayı yakıp yıkacağın gerçeği ile yüzleşiyor. Aşkı,sadakati ve vicdanı arasında tercih yapması gerektiğini o da biliyor aslından. Dany ise yıllar önce gördün o hayali yaşıyor ilk kez demir tahtın önündeyken Jon geliyor yanına, Dany’i son bir kez ikna etmeye çalışsa da bir ümit nafile ve ve ve şok edici bir şekilde Dany’i kalbinden bıçaklıyor.(beklendik ama etkileyici bir sahneydi) O anda annesinin öldüğünü fark eden Dragon ise; Jon’u öldürecek gücü varken her şey uğruna savaşılan Demir Tahtı yok edip, Dany’i de alıp gidiyor.Aslında Dragon devrin de sonu da getirmiş oluyor.Sonrasında, geriye kalan Lord ve Ladyler yeni bir kral seçmek Kralın Şehrinde toplanıyorlar. İçlerinde belkide en doğru kararı verecek olan Tyrion kimsenin tahmin edemeyeceği birini Bran’i kral olması için oylamaya sunuyor. Biri hariç herkes onun krallığını kabul ediyor.Bunca zamandır birçok yara alan Kuzey kendi krallığını hak etmiyor değil. Yani zaten Kız Kardeşimin deyip Bran’da bu durumu kabul ediyor. Artık 6 Krallık var ve Kralları da Sakat Bran Stark (allem edip kallem edip bir Stark’ı kral da yaptımız ya ;))
Bran’in kral olması belki başta yanlış gelse de aslında krallığı asıl yöneten kişi Tyrion oluyor.Bence George R.R. Martin’in istediğiyde buydu. Baştan beri dizinin baş rolü hep Tyrion’du ve sonuçta krallığı o yönetti.O ve dizi boyunca ezilen Sam, Davos, Brian  gibi karakterlerin hepsi hak ettikleri yerlere geldiler. Bunun bir sonraki adımı demokratik bir yönetim biçimi aslında. R.R. Martin belkide bunu kastedi.Krallık değil, bir ülkenin doğru yönetilmesi için demokrası gerekir.
Jon’un kral olmasını kalpten isterdim şimdi yok niye Varys’in mesajı kimseye ulaşmadı diyenler falan olacak tabi ama aslında artık kimse orada değil gibi bir durum vardı. Gerçi Sam halkın seçmesi gerek dediğinde, Sansa ona göz ucuyla bakmadı değil. Kısacası Jon’un kaderinde baştan beri Gece Nöbetçilerin lideri olmak için vardı belkide. Sansa ise dizinin başından beri Kraliçe olmak istiyordu ve sonunda gerçekten Kuzeyin Kraliçesi oldu. Arya ise hep istediği gibi dünyanın sonuna doğru bir yolculuğa çıktı. Aslında bütün Stark çocukları kendi çaplarında lideri olup Ned Stark’ın onurunu geri kazanmış oldular.Sonuç olarak kazanan dizinin başından sonuna kadar bu hikayenin baş karakleri olan Stark ailesi oldu.Biz onların hikayesini izledik bugüne kadar.
Bu dünya bize o kadar şey sundu bizi o kadar şaşırttı ki belkide baştan belirlenmiş olan böyle bir son onca teoriden sonra birçok insan bu sondan memnun olmayacak ama bence Sophie Turner’ın da dediği gibi tatmin edici bir sondu.
Herşeye rağmen bu dünyayı kuran ve bize bu dünyanın kapılarını açan George R.R. Martin’e, teknik açıdan televizyon tarihinin en iyi görsel şöleninin sunan yönetmenlere ve tüm teknik kadroya, son sezonlarda yaptıkları teknik hatalara rağmen en azından önceki o güzel sezonların hatırına senaryo ekibine, ve tabiki bu dünyada bize eşlik eden ana kadro ile neredeyse beraber büyüdüğümüz dizinin iyi olması için elinden geleni yapan o muhteşem oyunculara teşekkürü bir borç bilirim….
Elveda Jon,Dany, Tyrion, Arya, Sansa, Bran, Ejderhalar….
Elveda Westeros…..
Elveda o muhteşem dünya…..
Elveda Game of Thrones…..

Post a Comment