KOCA BİR DE JA VU: DISHONORED 2 İNCELEMESİ

KOCA BİR DE JA VU: DISHONORED 2 İNCELEMESİ

Hepinize selamlar, dostlar. Dishonored haftası devam ediyor!

 

Dishonored 2 her şeyiyle güzel bir oyundu ama malesef ilk oyunun çok da üstüne çıkabildiğini düşünmüyorum. Grafiksel olarak da, oynanış olarak da ilk oyunun üzerine pek fazla şey koymuş değil. Bu negatif bir yorum olsa da oyunun kötü olduğu anlamına gelmiyor çünkü ilk oyun çok başarılı ve kaliteli bir oyundu.

Bu oyunda, ilk oyundan imparatoriçenin kızı olan ve annesinin ölümüyle tahta geçen Emily de oynanabilir bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Oyunun başında Corvo veya Emily ile oynamayı seçebiliyorsunuz. Emily ile oynamayı seçerseniz ona özel yeni süper güçlerle oynuyorsunuz. Bu oyundaki güzel yeniliklerden biri de oyunun başında süper güçleri almayı reddederek oyunu oynamayı seçebilmek. Kendini zorlamayı seven oyuncular için harika bir seçenek (veya o muhteşem süper güçlerle fantezi yapmayı istemeyecek kadar sıkıcı insanlar için -şaka şaka) Dishonored evrenini sevdiyseniz ve daha fazlasını istiyorsanız bu oyunu da mutlaka oynamalısınız. Ama…

İkinci oyun hakkındaki tek kötü yorumum, konusunun da ilk oyuna gerçekten aşırı benzemesi. Sanki ilk oyunu azıcık geliştirip yeniden yapmışlar gibi. Konu hiç ilgi çekici ve orijinal değil. Yeni bir şey olmuyor. İlk oyunun DLC’sinden tanıdığımız Delilah isimli cadı yönetime el koyuyor ve biz geri almaya çalışıyoruz. Hikayenin ilginç detayları ve twistleri var elbette ama temelleri, genel mantığı aynı işte.

 

Death of the Outsider DLC’si oynanış ve konu açısından ana oyundan çok daha güzel, ilgi çekici duruyor ve tek başına bir Dishonored oyunu olsa bundan daha iyi olurmuş. Şimdi sıra onu yorumlamakta. Kendinize iyi bakın!

Post a Comment