Bildiklerinizi Sorgulatacak Bir Film: The Man From Earth

Bildiklerinizi Sorgulatacak Bir Film: The Man From Earth

14.000 yıl önce doğduğunu ve o günden beri ölmediğini iddia eden adamı konu edinen bir film desek, filmi gözünüzde nasıl canlandırırdınız? Adamın farklı yüzyıllarda nasıl hayatlar yaşadığı, savaşları nasıl atlattığı, sevdiklerini nasıl kaybettiğini izleyeceğimizi düşünürdünüz değil mi? The Man From Earth (Dünyalı) filmi de 14.000 yıl önce doğmuş bir mağara adamı olduğunu iddia eden John Oldman’ın hikayesini bizlere gösteriyor, fakat hiç tahmin etmeyeceğimiz bir şekilde.

2007 yapımı film, David Lee Smith’in başrolüyle muhteşem bir kült yapım haline gelmiş. Tek mekanda geçiyor olmasına rağmen o kadar sürükleyici bir senaryoya sahip ki filmin nasıl bittiğini anlayamıyorsunuz. Screenplay, 1998’de hayatını kaybedip 2007’de vizyona girecek olan filme yetişemeyen Jerome Bixby’e ait. Film sinematografi bakımından biraz yetersiz, oyunculuklar da daha iyi olabilir fakat kurgu o kadar iyi ki bunların hiçbirine takılmıyorsunuz bile. İki adet Panasonic DVX100 marka kamerayla çekilen filmin bütçesi epey düşük. Ama The Man From Earth bu kadar az bütçeyle unutulmayacak bir film ortaya konulabileceğini bize kanıtlıyor.

John Oldman adındaki bir adam, tarih profesörlüğü yaptığı okulu bırakıp başka bir yere taşınmaya karar veriyor ve diğer profesör arkadaşları da hem veda etmek hem de bu ani taşınma kararının nedenini öğrenmek için John’un evinde toplanıyorlar. John’un mağara adamı olduğu iddiasından sonra arkadaşları onun delirmiş ya da kendilerini sınıyor ya da en kötüsü doğruyu söylüyor olma ihtimalleri arasında gidip geliyorlar.

Filmi izlerken sizin de John’a sormak istediğiniz sorular oluyor, kafanıza takılan şeyler ya da sizin de mantığınızla uyuşmayan şeyler… Arkadaşlarının sorduğu soruları beğenmiyor daha tatmin edici şeyler bekliyorsunuz. Filmin öyle bir gizemi var ki John’un doğruyu söylediğinin kanıtlanabilmesinin imkanı yok bu yüzden ne diğer profesörler ne de siz izlerken emin olamıyorsunuz, karakter belki de gerçekten delidir?
Vurucu bir sonla biteceği filmin her halinden belli oluyor zaten, bu yüzden de seyirci filmin sonunu daha da merakla ve heyecanla bekliyor.

Filmin asıl göstermek istediği şey, bağnazlığın ve yobazlığın ne kadar saçma ve yanlış bir şey olduğu. Hiçbir şey kesin değildir, her şey mümkün olabilir, hiçbir konuda kesin yargılarımız olmamalı… Biyoloji, Teoloji, Psikoloji gibi bölümlerin profesörleri bile John’un gizemli hikayesi karşısında tüm bildiklerini sorgulamak durumunda kalıyorlar. Başka bir seyircinin eleştirisine göre, “Her şeyi bildiğini zanneden bir grup bilim insanının yüzüne, o güne kadar inandıkları her şeyi buruşturulmuş bir kağıt gibi fırlatıp atan bir adam… şok edici bir senaryo…”

Hz. İsa kısmı gibi bazı geçmişteki olaylar anlatılırken birkaç eksiklik göze batsa da filmin zekice yazılmış ve işlenmiş olduğunu düşünüyorum.

Filmin kapağına bakıp izlemeye karar verirseniz muhtemelen biraz aksiyonlu biraz gerilimli eski bir bilim kurgu filmi izleyeceğinizi düşünebilirsiniz bu yüzden kapak biraz içerikle uyumsuz olmuş.

Eğer izleyecekseniz kendinizi sakin fakat bir o kadar da sizi düşündürtecek bir filme hazırlayarak başlayın derim. Herkese iyi seyirler.

 

Post a Comment