‘Anne’ Karakterlerinin Ön Planda Olduğu Birkaç İyi Film

‘Anne’ Karakterlerinin Ön Planda Olduğu Birkaç İyi Film

Bugünün Anneler günü olması vesilesiyle sizler için sinema ekranında gördüğümüz yabancı filmlerin akılda kalan birkaç ‘anne’ karakterini sıraladım. Her biri efsaneleşmiş anneler olmasa da hepsinin şahsına ait bazı hatırda kalıcı özellikleri var. Hadi gelin bu ‘film önerisi’ niteliği de taşıyan listemize göz atalım…

 

1. Maleficent | Malefiz (2014)

Listeye Angelina Jolie ile başlamak istiyorum. Canlandırdığı Malefiz karakteri her ne kadar ürkütücü de olsa iyilik ve kötülüğü aynı anda taşıyan bir karakter ve oyuncu bunu çok iyi başarmış. Cadıya dönüşmüş Malefiz ve Aurora arasındaki anne kız ilişkisi izlemeye değer bence. Masalsı hikayeleri seviyorsanız bu filmi de garanti sevebileceğinizi düşünüyorum.

 

2. J’ai tue ma mere | Annemi Öldürdüm (2009)

Genç yaşta olmasına rağmen çok başarılı filmler yönetmiş olan Fransız yönetmen Xavier Dolan tarafından yazılıp yönetilmiş olan bu filmde, annemiz biraz daha seyirciye uzak. Yani birbiriyle anlaşamayan bir anne oğul ilişkisini ‘oğul’un gözünden izlediğimiz için anneyi biraz daha ötekileştiriyoruz. Fakat bakış açımızı değiştirip annenin tarafından bakarsak olaya, düşüncelerimiz biraz daha farklı olabilir.

“Bugün ölsem ne yapardın anne?”

“Yarın ölürdüm.”

Ünlü repliklere sahip olan film bu filmdir evet, şimdi sıradaki anne karakterimize geçelim.

 

3. The Other Woman | Diğer Kadın (2009)

2014 yılında yapılmış Cameron Diaz‘lı komedi filmi olan The Other Woman değil bu, daha dramatik bir film. Natalie Portman‘ın oyunculuğuna bizi bir kez daha hayran bırakmış olan bir film.

Küçük kızının ölümünü henüz atlatamamış olan Emilia‘nın üvey oğluna annelik yapma çabasını anlatıyor film. Annelik duygusunu, kendi doğurmamış olsa bile başkasının çocuğunda nasıl hissedilebileceğini gösteriyor.

Oyuncunun diğer filmlerine nazaran daha az popüler olan bu film için Natalie Portman seçimi çok uygun olmuş diye düşünüyorum. İzlememiş olanlara tavsiye edilir…

 

4. Still Alice | Unutma Beni (2014)

Bu filmde anne çocuk ilişkisinden çok bir aile dramına seyirci oluyoruz. Oyuncuların muhteşem olduğunu düşündüğüm bu filmin baş rolünde Julianne Moore yer alıyor. Kendisi, bir üniversitede profesörlük yapmaktayken Alzheimer gibi korkunç bir hastalığa yakalanan bilinçli bir hastayı canlandırıyor. Bu süreçte annesini yalnız bırakmayıp ona destek olan evin en küçük kızı izleyiciyi şaşırtıyor. Tabii o karaktere de Kristen Stewart çok başarılı bir şekilde hayat vermiş.

Çok güzel ve duygusal bir film, izlemeyenler için bunu da tavsiye olarak bırakıyorum.

 

5. We Need to Talk About Kevin | Kevin Hakkında Konuşmalıyız (2011)

Listedeki en güçlü filme geldi sıra. Belli aralıklarla tekrar tekrar ve hiç sıkılmadan izlediğim bir filmdir bu.

İnternette farklı farklı yorumları ve eleştirileri olsa da genel olarak baktığımızda doğumdan ergenliğe kadar yıldızı barışamayan bir anne ve oğlunun arasındaki çatışmalı ve gerilimli hikayeyi izliyoruz. Bunun sebebini her izleyici farklı şeylere bağlayabilir fakat filmde gördüğümüz üzere Eva (Tilda Swinton) evlilikten önce çok özgür ve eğlenceli bir hayata sahip. Flashbacklerde bunu gösteriyorlar zaten. Fakat flashforwardlarda Kevin (Ezra Miller) gibi katlanılmaz bir çocukla uğraşırken eski hayatını özlediğini hissedebiliyoruz. Yani Kevin en başından beri istenilmeyen ama kaza eseri olunca da ‘kabullenilen’ bir çocuk. Bu yüzden birbirlerine hayatı zindan eden iki karakterin yaşadıklarına seyirci oluyoruz filmde.

İki oyuncunun performansı da çok üst seviyede, belki de kariyerlerinin en başarılı eseri bu olabilir diye düşünüyorum. Zaten ikili bu filmle birçok ödül sahibi oldular.

İzlemediyseniz henüz geç değil!

 

6. Three Billboards Outside Ebbing Missouri | Üç Billboard Ebbing Çıkışı, Missouri (2018)

Diğerlerine göre daha yeni ve daha yüksek IMDb  puanına sahip olan bu filmi en sona sakladım. Türkiye’de de vizyona girmiş fakat malum sebeplerden dolayı pek gişe yapamamış olan bu film gerçekten izlemeye değer.

Frances McDormand a En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ını kazandıran bu film, kızının cinayetini aydınlatmak için elinden geleni ardında koymayan azimli bir anneyi anlatıyor.

Filmin vermek istediği mesaj ise aynen şu; “Öfke, daha büyük öfkeyi doğurur.” 

 

Anneler günü kutlu olsun!

Post a Comment